Ülkemizde kangrenleşmiş hale gelen iş cinayetlerinin son örneklerinden birisi de Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold şirketinin maden ocağında 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelmiş ve liç yığını kayması ile yaşanan faciada 9 madenci kardeşimiz siyanürlü toprak yığınının altında can vermişti.
İçerisinde maden işçisi üyemiz olan Uğur Yıldız’ın cansız bedeninin 53 gün sonra siyanürlü toprak altından çıkarılması sonrası 8 maden işçisi kardeşimizin cansız bedenine de ulaşılmıştı.
Sendikamız, tüm bu süreçte gerek Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi gerekse de Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri hakkında maden işçilerinin çalışırken ölmeyecekleri koşulları sağlamadıkları, yeterli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almamaları sebebiyle yargılanarak en ağır cezaya çarptırılmalarını talep etmiştik.
Yine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının denetim eksikliklerine dikkat çekerek, maden faaliyetinin ruhsatlandırmadan başlayarak tüm üretim süreçlerinin ilgili bakanlıkların görev ve sorumluluk alanına girdiğini bir kez daha belirterek, tüm bu süreçlerde görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen ve ihmali bulunan tüm sorumlular hakkında da gerekli soruşturmaların başlatılması çağrısında bulunmuştuk.
İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde 9 maden işçisinin hayatını kaybettiği maden katliamı1 yılı aşkın bir süre sonrasında Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülecek davaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Sekreteri ve Genel Başkanımız Tayfun Görgün’de katılıyor.

DİSK ve Sendikamız tarafından Mahkemeye sunulan, ILO Sözleşmeleri, AİHM İçtihatları, AİHS 34. maddesi, 6356 sayılı Kanun ve 4857 sayılı Kanun gereği kamu davasına katılma talebimiz:
“Mahkemenizce kabul edilen iddianame doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. Aşağıda ayrıntılı olarak izah edeceğimiz yasal ve hukuki gerekçeler çerçevesinde, sendikamız üyesi Uğur Yıldız’ın iş cinayeti sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle, işbu davaya katılma talebinde bulunmaktayız. Katılma talebimiz, Anayasa, uluslararası sözleşmeler, ilgili mevzuat ve sendika tüzüğümüzden doğan sorumluluklarımız çerçevesinde yapılmaktadır.
Özellikle: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. ve 49. maddeleri, devletin sosyal hukuk devleti ilkesi gereğince çalışma hayatını düzenleme ve çalışanların yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü ortaya koymaktadır. ILO’nun 155 ve 167 sayılı sözleşmeleri, iş sağlığı ve güvenliği hususunda devletin ve işverenlerin yükümlülüklerini belirlemekte olup, Türkiye tarafından onaylanmıştır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve sendika tüzüğümüz, sendikamızın üyelerinin yalnızca ekonomik ve sosyal haklarını değil, en temel hakkı olan yaşam hakkını korumakla da yükümlü olduğunu açıkça düzenlemektedir.
Sendikalar, yalnızca toplu iş sözleşmeleri yapan ve ücret müzakereleri yürüten yapılar değildir. Aynı zamanda, işçilerin yaşam hakkını tehdit eden tüm hukuksuzluklara karşı durmak, iş kazası adı altında sistematikleşen iş cinayetlerinin karşısında olmak ve sorumluların yargılanmasını sağlamak zorundadır. İşçilerin can güvenliğini yok sayan, gerekli önlemleri almayarak onları ölüme sürükleyen sorumluların cezasız kalması kabul edilemez. Bu nedenle sendikamız, yalnızca üyelerinin hakkını savunmak için değil, iş cinayetlerinin önlenmesi ve bir daha yaşanmaması için de bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaktır.
Sendikalar, yalnızca üyelerinin özlük haklarını değil, en temel hakkı olan yaşam hakkını da korumakla yükümlüdür. İşçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışmasını sağlamak, yalnızca işverenlerin değil, sendikaların da kaçınılmaz bir görevidir. İş sağlığı ve güvenliği ihlallerinin cezasız kalmaması için bu tür davalarda müdahil olmak, sendikamız açısından yalnızca bir hak değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. İşçilerin can güvenliğini hiçe sayan, gerekli önlemleri almayan ve işçileri ölümle karşı karşıya bırakan sorumluların hesap vermesi için bu davanın takipçisi olacağımızı açıkça ifade ediyoruz. SONUÇ VE İSTEM: Bu nedenlerle, mahkemenizce görülen işbu davaya KATILMA TALEBİMİZİN KABULÜNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.”