3 December 2020

Sermayenin işçi sınıfına saldırıları her alanda artarak devam ediyor

 

Ülkenin gündemi Ortadoğu’da devam eden savaşa ve Cizre Sur gibi kentlerde kurulan hendek ve barikatlara odaklanmışken sermaye Türkiye işçi sınıfının yüz yıllık kazanımı olan kıdem tazminatlarına ve asıl varlık nedeni olan iş güvencesine saldırılarını arttırmış durumdadır. Hükümet seçimlerin hemen ardından çalışmalarına başladığı esnek çalışma yasası adı altında yeni bir sömürü düzenini “Özel İstihdam Bürolarını” yasalaştırmak istemektedir.  İşçi sınıfını kölece koşullarda çalışmaya ve geleceksizleştirmeye yaracak olan bu yasal düzenlemeler TBMM alt komisyonlarından geçmiştir. Özel İstihdam Bürolarının çalışma hayatına getireceği yeni koşullar;

 

Düşük ücret, Sendikasız çalışma, İş güvencesinin olmaması, Uzun çalışma saatleri, Kıdem, ihbar ve sosyal hakların yok edilmesi, Emekliliğin imkânsız hale gelmesi, İşçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarından tamamen yoksunluk demektir.

 

Bu yasal düzenlemeler işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin geri plana atılması, iş güvencesinin ortadan kaldırılması, iş gücünün ucuzlaması gibi olumsuzlukların yanı sıra toplumsal düzeninde temellerinden sarsılmasına yol açacaktır. Artan ve daha da artacak olan işsizlik oranları yoksulluğu derinleştirirken aynı zamanda yaygınlaştıracaktır.

 

Bu yasal düzenlemelerin yanı sıra işyerlerinde devam eden denetimsizlik ve işverenlere her hangi bir kovuşturmaya uğramayacaklarına dair verilen sözler sayesinde iş cinayetlerinde ölen işçi arkadaşlarımızın sayısı her geçen gün artarak devam etmektedir. Sermayenin kar hırsı bütün sektörlerde üretim baskısını arttırırken işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini rafa kaldırmıştır. Doğaya, bilime ve hatta akla aykırı yöntemlerle yapılmaya çalışılan bu üretim baskısının en belirgin sonucu yaşanan iş cinayetleri ve iş cinayetlerinin sayısında ki artıştır.

 

Sermayenin bu saldırılarına karşı gerek işyerlerinde gerekse toplumsal hayatın bütününde mücadele etmek ve bu saldırıları örgütlü bir mücadele ile geri püskürtmekten başka çaremiz yoktur.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin kamuoyu ile paylaştığı Şubat 2016 raporuna göre çeşitli işkollarında en az 140 işçi arkadaşımızı kaybettik. Sendikamızın Madencilik Sektöründe yaptığı araştırma ve inceleme raporuna göre ise Şubat ayı içinde meydana gelen toplam 6 “iş kazasında” 8 madenci yaşamını yitirdi, 2 madenci ise yaralı olarak hastanelere kaldırıldı.

Hazırladığımız raporu aşağıda kamuoyu ile paylaşırken, yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının acısını paylaştığımızı belirtiyor, yaralı olarak hastanelere kaldırılan arkadaşlarımıza biran önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.                                                                                                                                                                               Dev. Maden – Sen Yönetim Kurulu

 

2 ŞUBAT 2016: Balıkesir’in Balya ilçesinde Esan Eczacıbaşı şirketince çinko ve kurşun çıkarılan ocağın “jumbo galeri” bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle göçük meydana geldi. Göçük altında kalan iş makinesi operatörü Alpay Demirel hayatını kaybetti.

7 ŞUBAT 2016: Gölpazarı Gökçeler Köyü Hasan Dağı eteklerinde bulunan bir taş ocağında meydana gelen kazada Erol Uğur (38) adlı işçi hayatını kaybetti.

10 ŞUBAT 2016: Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki daha önce bir işçinin hayatını kaybettiği mühürlü maden ocağında bu kez gaz zehirlenmesi nedeniyle işçilerden Saim Kalkan ve Hasan Ay hayatını kaybetti

15 ŞUBAT 2016: Kırşehir merkez Kervansaray mahallesinde özel bir maden şantiyesi alanında meydana gelen iş kazasında Tahir Akkuş isimli işçi hayatını kaybetti.

25 ŞUBAT 2016: Burdur’un Tefenni ilçesindeki bir krom madeninde gaz zehirlenmesi sonucu Kudret Gökçe (31) ile maden mühendisi Burhanettin Korkmaz (34) yaşamını yitirdi.

26 ŞUBAT 2016: Karaman’da bir mermer ocağında aynı işyerinde çalışan iki madencinin bıçaklı kavgası sonucu maden mühendisi Cenk Namık (37) hayatını kaybetti.